Seramiğin hem tasarımda hem sanatta kullanılabilecek sınırsız bir malzeme olduğunu fark ediyorum. Düşünce vinyetleri yerine, beyin fırtınası yaparak güncel ve sosyal durumları eserlerimin/tasarımlarımın havasına taşıyorum. Nasıl mı yapıyorum? Gözümün gördüğü olaylara, tanıdığım insanlara biraz çamur biraz su katıyorum. Felsefeyi ve sosyolojiyi sırlayıp beyin fırınında 1050 dereceye programlıyorum. Bu sıcak ortamda aşırı gerçeklerden bunalmamak için mizahi bir gözle yaklaşmayı tercih ediyorum. Bir sanatçı olarak eserlerimin/tasarımlarımın her zaman söyleyecek bir sözü olmasını diliyorum...
1997 yılında İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümü’nden mezun olan Birsen Canbaz’ın dört kişisel sergisi ve 17. Günümüz Sanatçıları İstanbul Sergisi ile TRT’den iki ödülü bulunuyor. Psikolojiyle sanatı ilişkilendirdiği birçok makaleyi "Popüler Psikiyatri” dergisi için 4 yıl boyunca yazılar yazdı. Birsen Canbaz İstanbul’da kendi atölyesinde seramik eserlerini üretmeye devam ediyor.